ANTAKYA’YA İSMİ, CİSMİ,İNANÇLARI VE HİNTERLANDI İLE SAHİP ÇIKMAK
Halkların, dillerin, inançların, ibadethanelerin ve kültürlerin bir çiçek bahçesi misali bir arada barış içinde yaşaya geldiği, kardeşliğin başkenti Hatay ilimiz (Antakya ilimiz); ülkemizin ortak harmonik hafızasının parçasıdır.
Prof. Dr. Mehmet Yuva hocanın “Abdul- Asi ve Kozmogoni destanı" başlıklı yazısını okudum, hocanın emeğine yüreğine sağlık. Yazının Linkini en altta bulabilirsiniz. Efsaneler, mitler, hikayeler, fıkralar, öyküler, gelenek ve görenekler, ritüeller, geleneksel yıl dönümleri, bayramlar, resmi dilimiz Türkçe ve bütün anadillerimiz vb; kavimler kavşağı ve medeniyetler beşiği olan Türkiyenin toplumsal kolektif kültürel hafızasıdır. Hatay ilimizin (Antakya İlimizin) hafızasının kayda geçirilmesi, tanıtımı, geleceğe aktarımı, eğitimi vb alanda çalışma yapan kurum ve kişiler olmakla birlikte maalesef yeterli değil. Halkların, dillerin, inançların, ibadethanelerin ve kültürlerin bir çiçek bahçesi misali bir arada barış içinde yaşaya geldiği, kardeşliğin başkenti Hatay ilimiz (Antakya ilimiz); ülkemizin ortak harmonik hafızasının parçasıdır. -Bu arada sözü gelmişken bir parantez acıyorum. Antakya ilimizin adının Hatay olmasının Atatürk’e mal edilmesi dokunulmazlık kazandırmak amaçlı bir zorlama bir yorum olduğunu düşünüyorum. Bütün kutsal kitaplarda zikredilen “Antakya” ismini gölgelemeye, ikinci plana itelemeye değil, daha çok ön plana çıkarmalıyız. Antakyaya ismi, cismi ve hinterlandı ile sahip çıkmak, korumak, geliştirmek ülkemizin zenginliğine sahip çıkmak ve korumaktır. Yüz yıl önceki travmalar ve anakronik hasülasyonlar ve kaygılar; ülkemizin çağdaş uygarlığın gerisine düşmesinin nedeni geriletici ayak bağıdır. Antakya ilimizi adıyla çağırırsak elimizden kaçmaz.Türkiye adlı bütünlüğün ayrılmaz bir parçası olmuştur. Türkiye devleti kendine ve Türkiyeli topluma güvenerek her alanda Türkiye’liliği kapsayıcı demokratik Cumhuriyet sürecini devam ettirmelidir. Daha sonra geniş bir şekilde ele alabilmek üzere şimdilik parantezi kapatıyorum.
-“3abdul 3asi” üzerine daha önce kısaca bir şeyler yazma girişimim oldu.
“3abdul 3asi” hikayesini birçok pagan inançta, Ortodoks(doğu) Hristiyanlık ve Müslümanlık inançlarında; topluma özellikle çocuklara zarar veren canavar ila (kötülüklerle , günahlarla) “Mar Circus” ve “Hz. Hıdır” mücadelesi ile açıklamaya çalışmıştım.
Bütün versiyonlarının özeti;
- Zarar Veren Canavar: Efsaneye göre, bölgedeki bir su kaynağının başında (veya bir krallıkta) halka dehşet saçan, çocukları ve insanları tehdit eden korkunç bir canavar ejderha yaşamaktadır.
- Soyut Kavramları Somutlaştırma: Çocuklar "kötülük", "hastalık" veya "tehlike" gibi soyut kavramları doğrudan anlayamazlar. 3ABDUL 3ASİ tüm bu kötü şeylerin somut ve gözle görülür bir sembolüdür.
MEVLÜD ORUÇ
FOTOĞRAF; Meksika Olimpiyatları 200 metre madalya töreninde ABD'li atletler Tommie Smith ve John Carlos, ABD ulusal marşı çalınırken siyah eldivenli ellerini havaya kaldırıp başlarını öne eğerek ırkçılığı ve eşitsizliği protesto etti. Gümüş madalya kazanan Avustralyalı beyaz sporcu Peter Norman de destek amacıyla insan hakları rozeti taktı.















